Paragrafta Anlatım Teknikleri Konu Anlatımı

Paragrafta yazarın, anlatacaklarını ortaya koyma biçi­midir. Paragrafın yazarı anlatacağı konuya göre bu yöntemlerden birini seçer ve paragrafını oluşturur. Paragrafta Anlatım Teknikleri Konu Anlatımı dörde ayrılır:

  1. Betimleme (Tasvir etme)
  2. öyküleme (Hikâye etme)
  3. Açıklama
  4. Tartışma

Bu tekniklerin yanında, bir yazıda anlatılmak istenen düşünceyi geliştirmek için bazı yöntemlere başvuru­labilir. Bu yöntemlerin başlıcaları şunlardır:

  1. Karşılaştırma
  2. Tanımlama
  3. örneklendirme
  4. Tanık Gösterme
  5. Benzetme
  6. Kişileştirme

Paragrafta Anlatım Teknikleri Konu Anlatımı

BETİMLEME

Varlıkların niteleyici özellikleriyle anlatıldığı yazılardır. Başka bir söyleyişle, sözcüklerle resim yapmaktır. Baş­ta görme duyusu olmak üzere bütün duyulardan ya­rarlanılır. Bu yüzden betimlemelerde görsellik ön plan­dadır. Betimleme tekniğiyle oluşturulmuş paragraflar­da bir durağanlık söz konusudur. Paragrafı okuduğu­muzda gözümüzde bir tablo canlanır. Betimlemelerde varlıkların dış görünüşleri de iç dünyalarına ait özellik­leri de anlatılabilir. Buna göre betimlemeler ikiye ayrılır:

  1. Fiziksel Betimleme: Varlıkların dış görünüşlerine ait özelliklerinin anlatıldığı yazılardır.
  2. Ruhsal Betimleme: Varlıkların iç dünyalarına ait özelliklerinin anlatıldığı yazılardır.

ÖRNEK

  Bursa’yı arkada bırakıp ovalara daldık. Ağaçlar ya­rı çiçek, yarı yaprak en güzel çağında… Ekin tarla­ları göz alabildiğince yeşil… Sekiz on kilometrede bir çeşme… Her yer sulak. Toprağı azıcık eşseniz su fışkırıyor. Hoşa gitmeyen tek şey yok. Uzaktaki dağlar, köyler, koyunlar, kuzular, ne varsa hepsi çok güzel ve tertemiz.

Bu parçanın bütününde doğa, niteleyici sözcükler yardımıyla tablolaştırılmaya çalışıldığından bu parça­nın anlatım tekniği olarak betimleme kullanılmıştır.

ÖYKÜLEME

Bir olayın yer, zaman ve kişiye bağlı olarak anlatıldığı yazılardır. Varlıklar hareket halindedir. Genellikle geç­miş zaman kullanılır. Paragrafı okuduğumuzda bir film seyretmiş gibi oluruz.

ÖRNEK

  Soğuk bir kış günü karanfil almak için çiçekçi dükkânına girdim. İçerisi çiçek bahçesini andırı­yordu. Çiçeklerin baş döndürücü bir kokusu var­dı. Satıcıdan, bir buket karanfil aldım ve hemen dı­şarı çıktım. Vakit geç olmadan eve ulaşmak istiyor­dum. Hemen bir taksiye bindim, evin yolunu tut­tum. Annem, kendisine aldığım bu güzel karanfil­leri görünce, kim bilir ne çok şaşıracak!

Bu parçada bir olay (çiçek almak için çiçekçiye gidip taksiyle eve dönmek), yer (çiçekçi dükkânı), kişi (ben) ve zamana (soğuk bir kış günü) bağlı olarak an­latıldığından parçanın anlatım tekniği olarak öyküle­me kullanılmıştır.

AÇIKLAMA

Bilgilendirmek ve öğretmek amacıyla yazılan yazılar­dır. Genellikle eğitici ve öğretici yazılarda kullanılan bir anlatım tekniğidir. Bu tür yazılarda bilgilendirme amacı güdüldüğünden yorum içeren ifadelere pek yer verilmez. Sade bir dil kullanılır.

ÖRNEK

Servet-i Fünun dönemi romancılarındandır Halit Ziya. İlk ve orta tahsilini İstanbul’da yapar. Daha sonra babasıyla İzmir’e gider. Orada yabancı bir okulda tahsilini tamamlar. Arkadaşlarıyla Nevruz ve Hizmet gazetelerini çıkarır. Öğretmenlik ve me­murluk yapar. 1893’te İstanbul’a döner. 1896’da Servet-i Fünun topluluğuna katılır.

Bu parçada Halit Ziya’nın yaşamıyla ilgili bilgiler veril­diğinden açıklama tekniğine başvurulmuştur.

TARTIŞMA

Ortaya atılan bir düşüncenin doğruluğunun kanıtlan­maya çalışıldığı yazılardır. Bu tür yazılarda yazar kar- şısındaklyle konuşuyormuş gibi bir tavır takınır. Yazar, paragrafın başında eleştireceği yani katılmadığı dü­şünceyi açıkladıktan sonra kendi düşüncesinin doğ­ruluğunu kanıtlamaya çalışır.

ÖRNEK

Sanatçı, eserini sanat için oluşturmalıdır, diyorlar. Sanatçı; toplumu, insanları anlatmıyorsa, beni ilgi­lendirmez onun yazdığı eserler. Ben, bir sanat eserinde insanın yaşayabileceği sevinçleri, hüzün­leri, acıları görmeliyim ki o esere ilgi duyayım. İn­san kokmayan bir eser benden uzak olsun.

Bu parçada sanat eserinin sanat için değil de insan için oluşturulmasının gerektiği tartışma tekniğiyle or­taya konmuştur. Sonuç olarak sanat eserinin insan için oluşturulması düşüncesine varılmıştır.

Düşünceyi Geliştirme Yolları

KARŞILAŞTIRMA

İki kavram, varlık veya olayın benzer ya da farklı yön­leriyle ortaya konulmasıdır. Genellikle “oysa, ise, da­ha, en” gibi ifadelere yer verilir.

ÖRNEK

➥ Edebiyat tarihçisi, bir eserin değerini saptarken belgelere dayanarak onun halk arasında yüzyıllar­ca nasıl tutunduğunu, nedenleri ve sonuçlarıyla anlamaya çalışır. Oysa eleştirmen, doğrudan doğ­ruya kendisinin o eserden aldığı duygulanma payı­nı, kişisel beğeni ve kanısını eleştiriye katmadan, elinden geldiğince nesnel bir biçimde düşünmek zorundadır.

Bu parçada edebiyat tarihçisi ile eleştirmenin bir ese­re yaklaşımları karşılaştırma yoluyla ortaya konmuş­tur.

TANIMLAMA

Bir kavramın ya da varlığın ne olduğunu bildiren cüm­lelerdir. “Bu nedir?” sorusunun cevabı olan cümlelerdir.

ÖRNEK

➥ İnsanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir araçtır dil. Dil olmadan insanların blrbirlerlyle iletişim kur­ması çok zordur. Dil; sözcüklerden, söz grupların­dan oluşan canlı bir varlıktır. Sözcükler, dilin an­lamlı en küçük parçasıdır. Bu yüzden dilden söz edebilmemiz için sözcüğün olması şarttır. Sözcük­ler yaşadıkça ve yeni sözcükler türetildikçe dil, bu canlılığını korur.

Bu parçada dilin ne olduğu anlatılmaya çalışılmış, ta­nımlaması yapılmıştır.

ÖRNEKLENDİRME

Bir düşünceyi inandırıcı kılmak için örneklere başvur­maktır. Soyut haldeki düşüncenin somut hale geti- ril- mesidir. Anlatımı görünür ve anlaşılır kılmak için bu yola başvurulur.

ÖRNEK

➥ Dilbilimcileri, çeşitli diller arasındaki benzerlikler üzerinde durarak kimi sözcüklerin aynı dilden gel­diklerini ortaya atmışlardır. Bazı diller arasındaki benzerlikler gerçekten şaşırtıcıdır. Düşünün İran ne­rede, İngiltere nerede! Ama Farsça ile İngilizcenin benzerliği göze batacak gibidir: Farsçadaki “peder” İngilizce “father” olmuş, “birader” ise “brother”… Aransa belki daha çok sözcük bulunabilir böyle.

Bu parçada paragrafın ilk cümlesinde dilbilimcilerinin ortaya attığı “kimi sözcüklerin aynı dilden geldikleri” düşüncesi bazı dillerdeki benzer sözcükler örnek gösterilerek açıklanmıştır. Verilen örneklerle düşünce daha anlaşılır ve inandırıcı bir duruma getirilmiştir.

UYARI: Bir paragrafta, örneklendirmeden söz edebilmek için, o paragrafta mutlaka bir düşünce olmalıdır.

TANIK GÖSTERME

Bir düşünceyi inandırıcı kılmak ve kanıtlamak için, o düşünce alanında yetkin kişilerin görüşlerine yer ver­mektir. Kişilerin görüşleri doğrudan veya dolaylı bir anlatımla paragrafta bulunur.

ÖRNEK

➥ Dünya edebiyatı en ölümsüz eserlerini genellikle, klasik şekiller ve kurallar içinde yaratmıştır. Bu ko­nuda Voltaire de: “Klasik eserler, anlatımda da kla­siklik yakalandığı zaman meydana gelir.” diyor. Unutmayınız ki insanlığın hafızasında yer eden ve belki bir gün sizi de ölümsüzleştirecek olan sözler, sanatın yıllar, hatta asırlar boyunca işleyerek ortaya koyduğu klasik ve estetik kurallara uygun sözlerdir.

Bu parçada paragrafın ilk cümlesinde ortaya konan “Dünya edebiyatı en ölümsüz eserlerini genellikle, klasik şekiller ve kurallar içinde yaratmıştır.” düşünce­si, dünyaca tanınmış ve klasik eserler ortaya koymuş Voltaire tanık gösterilerek, inandırıcı ve anlaşılır kılın­maya çalışılmıştır.

UYARI: Bir paragrafta, tanık göstermeden söz edebilmek için, o paragrafta mutlaka bir düşünce olmalıdır.

BENZETME

Kavram, varlık, olay veya durumların herhangi bir ilgi­den dolayı birbirlerine benzetilerek anlatılmasıdır. Ge­nellikle “gibi, sanki, andırıyor, tıpkı” gibi ifadelere yer verilir.

➥ Ülkemizin her köşesi cennet gibidir.

Bu cümlede, “cennet gibi” sözüyle ülkemizin her kö­şesi cennete benzetilmiştir.

KİŞİLEŞTİRME

İnsan dışı varlıklara insana özgü niteliklerin aktarılmasıdır.

Martılar, balıkçılarla koyu bir sohbete dalmıştı.

Bu cümlede, “koyu bir sohbete dalmak” sözüyle mar­tılara insan özelliği yüklenerek kişileştirme yapılmıştır.

Paragrafta Anlatım Teknikleri Konu Anlatımı ndan sonra Paragrafta Yapı konusuna bakınız.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*