Sözcükler Arası Anlam İlişkileri Konu Anlatımı

Sözcükler Arası Anlam İlişkileri Konu Anlatımı 9 başlık altında ele alınmaktadır: eş anlamlı, yakın anlamlı, zıt anlamlı, eş sesli, genel-özel, somut-soyut, nicel-nitel anlamlı, ad ve anlam aktarması.

Sözcükler Arası Anlam İlişkileri Konu Anlatımı

EŞ ANLAMLI (ANLAMDAŞ) SÖZCÜKLER

Yazılışları farklı, anlamları aynı olan sözcüklerdir.

öykü – hikâye, anı – hatıra, yapıl – eser, beyaz – ak yanıt – cevap, kara – siyah, sonbahar – güz sözcükleri eş anlamlı sözcüklerdir.

YAKIN ANLAMLI SÖZCÜKLER

Anlamı aynı olmayıp birbirine benzeyen ya da yakın olan sözcüklerdir. Yakın anlamlı sözcükler eş anlamlı sözcüklerle karıştırılmamalıdır. Çünkü yakın anlamlı sözcükler her zaman eş anlamlı sözcüğün yerini tutmaz ve cümle içinde kullanıldığında istediğimiz anlam ortaya çıkmaz.

Gezmek ve yürümek sözcükleri yakın anlamlıdır.– Anadolu’yu gezdim. => normal bir cümle iken…– Anadolu’yu yürüdüm. => birbirinin yerini tutmaz.

KARŞIT (ZIT) ANLAMLI SÖZCÜKLER

Anlamca birbirlerine karşıt olan sözcüklerdir.

sıcak – soğuk, ileri – geri, aşağı – yukarı, açık – kapalı, zengin – fakir, dar – geniş, az – çok sözcükleri karşıt anlamlı sözcüklerdir.

UYARI:

Sözcüğün olumsuzu, karşıtı değildir. Bazı sözcük-lerin karşıtı yoktur. (deniz, ev, su, toprak gibi)

Sözcük karşıtı olumsuzu

gelmek gitmek gelmemek

tatlı acı tatsız

ağlamak gülmek ağlamamak

EŞ SESLİ (SESTEŞ) SÖZCÜKLER

Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları farklı olan sözcüklerdir.

En sevdiğim mevsim yazdı. (bir mevsim adı)

Annesine mektup yazdı. (yazmak eylemi)

Bana el gözüyle bakma. (yabancı)

Elinde bir demet çiçek vardı. (bir organ adı)

Sınavda yüz soru soruldu. (sayı)

Hastanın yüzü sararmıştı. (surat, çehre)

İhtiyar, balkonda çay içiyordu. (içecek)

Çayın üstünde tahta bir köprü vardı. (dere)

UYARI:

Yazılış ve okunuşlarında küçük de olsa farklılıklar bulunan sözcükler sesteş değildir.

kar o (yağış şekli)

kâr (o (kazanç)

hala (babanın kız kardeşi)

hâlâ (henüz)

alem (kubbelerde bulunan metal süs)

âlem (evren, dünya)

yar o (uçurum)

yâr o (sevgili)

ÖRNEK SORU

“Odunu yardım.”, “Ona yardım, bir insanlık bor- cudur.”

cümlelerindeki “yardım” sözcükleri arasında ses bakımından bir benzeşme, sözcük çeşidi bakı- mından bir ayrım vardır.

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde böyle bir benzeşme ve ayrıma elverişli bir sözcük kullanılmıştır?

  1. Bu iş beni çok yordu.
  2. Bu bağ, bana dedemden kaldı.
  3. Ahmet, hemen kolları sıvadı.
  4. Bu çiçeğin yaprakları zar gibidir.
  5. Sana ağlamak yakışmıyor, hep gül.

Açıklama: Verilen cümlelerde “yardım” sözcükleri sesteş olarak kullanılmıştır. Ayrıca soruda sözcük türü sorulduğundan “yardım” söz- cüğü I. cümlede eylem, II. cümlede ad olarak kullanılmıştır. Böyle bir kullanım E seçeneğin- deki “gül” (çiçek adı, gülmek eylemi) sözcüğünde görülmektedir. Cevap E seçeneğidir.

SOMUT ANLAM

Duyularımızdan herhangi biriyle algılayabildiğimiz kavram ve varlıkları karşılayan anlamdır.

ağaç, deniz, kum, rüzgâr, ışık, soğuk, elektrik, yağmur, bulut…

SOYUT ANLAM

Beş duyumuzdan herhangi biriyle algılayamadığımız; ancak var olduklarını akıl, inanç ve sezgilerimizle ka- bul ettiğimiz kavram ve varlıkları karşılayan anlamdır.

sevgi, aşk, güzellik, ruh, melek, şeytan, rüya, hayal, cesaret, dostluk…

SOMUTLAŞTIRMA

 Soyut bir sözcüğün anlam genişlemesi yoluyla so- mut anlam kazanmasıdır.

İstanbul güzel bir şehir.

Seher vakti bir güzele vuruldum.

Birinci cümlede soyut olarak kullanılan “güzel” sözcüğü, ikinci cümlede bir varlığı karşılayarak somut anlamıyla kullanılmıştır.

SOYUTLAŞTIRMA

Somut bir sözcüğün anlam genişlemesi yoluyla so- yut anlam kazanmasıdır,

Çocuğun parmağı incinmiş.

Bu işte kesinlikle onun parmağı var.

Birinci cümlede somut olarak kullanılan “parmak” sözcüğü, ikinci cümlede “etki, rol” anlamına gelerek, soyut anlamda kullanılmıştır.

ÖRNEK SORU

“Anlam genişlemesi yoluyla somut anlamlı bir ad, bir de soyut anlam kazanabilir. Örneğin, somut anlamıyla ‘geçilen yer’ demek olan ‘yol’ kelimesi yöntem anlamına gelerek soyut bir anlam da kazanmıştır.”

Böyle bir anlam değişmesini örneklendiren kelime, aşağıdakilerden hangisinde kullanılmıştır?

A) Bunu yapmaya yürek ister, bu her babayiğidin harcı değil.

B) Bu gördüğün bulutlar, yağmur yüklü bulutlardır.

C) Bu dağlar, geçit vermez sarp dağlardır.

D) Ağaçlar, ilkyazda bir gelin gibi donanırlar.

E) Yapının güzel bir görünümü vardı; taş, dantel gibi işlenmişti.

Açıklama: A seçeneğinde somut anlamlı “yü-rek” sözcüğü “cesaret” anlamına gelerek soyut anlam kazanmıştır. Cevap A seçeneğidir.

AD AKTARMASI (MECAZ-I MÜRSEL)

Bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeksizin başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır. Bu, “iç-dış, parça- bütün, sebep-sonuç, yazar-yapıt” gibi ilgilerle sağlanır.

Annem erkenden kalkıp sobayı yakardı.

Bu cümlede iç-dış ilgisi kurularak “soba” sözcüğü, sobanın içindeki “yakacak” yerine kullanılmıştır.

Reşat Nuri gençler tarafından ilgiyle okunuyor.

Bu cümlede yazar-yapıt ilgisi. kurularak “Reşat Nuri”, sanatçının “yapıtları yerine kullanılmıştır.

O kadar acıkmış ki üç tabak yedi. (yemek)

Feribot Yalova’ya yanaşıyor. (Yalova İskelesi)

İki Sarıyer uzatır mısınız? (taşıma ücreti)

Türkiye maçtan sonra sokaktaydı. (Türk halkı)

Çakmak bitmiş, yanmıyor. (çakmağın gazı)

Bu dergide güçlü kalemler var. (yazar)

Akşam beni cepten ararsın. (cep telefonu)

ÖRNEK SORU:

“Geç kaldık, arabalıya yetişemeyeceğiz.” cümle-sindeki “arabalı” sözcüğü, “araba vapuru” anlamında kullanılmıştır.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde buna benzer bir kullanım yoktur?

  1. Bundan sonra dergimiz, birinci hamura basılacak.
  2. Ön kapı açılmıyor, arkadan ineceksiniz.
  3. Bu arabayı iki yıl önce iki milyona almıştık.
  4. Bu tablo, onun yaptığı son yağlıboyadır.
  5. Otobüs saat 12.30’da hareket edecek.

Açıklama: A seçeneğinde “birinci hamur” sözleriyle “kâğıt”, B seçeneğinde “arka” sözcüğü “kapı”, C seçeneğinde “milyon” sözcüğüyle “lira”, D seçeneğinde “yağlıboya” sözcüğüyle “tablo” anlatılmak istenmiştir. E seçeneğinde bunlara benzer bir kullanım görülmemektedir. Cevap E seçeneğidir.

GENEL VE ÖZEL ANLAMLI SÖZCÜKLER

Söylenişte tekil olmasına rağmen anlamca geniş kapsamlı olan sözcüklere genel anlamlı sözcükler; anlamca daha dar kapsamlı olan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir.

Örnek

» varlık – canlı – bitki – çiçek – papatya
GENEL  . . . . . .   ↔   . . . . .  ÖZEL

Yukarıdaki örnekte sözcükler genelden özele doğru sıralanmıştır. Buradaki sözcüklerin en genel anlamlısı “varlık”tır, en özel anlamlısı ise “papatya”dır. Yine bu örnekte “çiçek” sözcüğü, “bitki” sözcüğüne göre daha özel anlamlıdır; “çiçek” sözcüğü, “papatya” sözcüğüne göre daha genel anlamlıdır.

NİCEL VE NİTEL ANLAMLI SÖZCÜKLER

Nicel Anlamlı Kelimeler

Kavramların sayılabilen, ölçülebilen, azalıp çoğalabilen özelliklerini gösteren sözcüklere nicel anlamlı sözcükler denir.

Örnek

» Bu binadaki dairelerin oldukça geniş odaları var. 

» Ağacın uzun dallarını testereyle kestim.
» Okul, yüksek binaların arasında kalmış.
» Sırtında ağır bir çantayla güç bela yürüyordu.
» İşyerime yakın bir ev satın almak istiyorum.
Yukarıdaki örneklerde koyu yazılan sözcükler – odanın genişliği, dalların uzunluğu, binaların yüksekliği, çantanın ağırlığı, evin yakınlığı – ölçülebilir özellikleri gösterdiği için nicel anlamlıdır.Nitel Anlamlı Kelimeler

Nitel anlamlı Sözcükler

Varlıkların nasıl olduğunu, niteliğini gösteren; sayılamayan, ölçülemeyen bir değeri, özelliği ifade eden sözcüklere “nitel anlamlı sözcükler” denir.

Örnek:

» Ekşi yoğurdu ayran yaparak değerlendirebilirsin.
» Annemin lezzetli yemekleri burnumda tütüyor.
» Güleç yüzüyle çevresine neşe saçıyordu.
» Cimri insanların kimseye hayrı dokunmaz.
» Okula yırtık ayakkabılarla gidiyordu.
Yukarıdaki örneklerde koyu yazılan sözcükler – yoğurdun ekşiliği, yemeklerin lezzetliliği, yüzün güleçliği, insanların cimriliği, ayakkabıların yırtıklığı – ölçülemeyen özellikleri, nitelikleri ifade ettiği için nitel anlamlıdır.

 >  Sözcükler cümle içindeki kullanımına göre bazen nicel bazen de nitel anlamlı olabilir.

Örnek:

» Okul yıllarında onunla yakın arkadaştık. (nitel anlam)
» Stadyum evimize çok yakındı. (nicel anlam)

Birinci örnekteki “yakın” sözcüğü “içten, sıkı” anlamında kullanılmıştır. İki arkadaş arasındaki yakınlık belli bir ölçü aletiyle ölçülemez. Bu yüzden yakın sözcüğü nitel anlamlı bir sözcüktür.

İkinci örnekteki “yakın” sözcüğü ise, ölçülebilir bir özellik olduğu için nicel anlamlıdır. Evin stadyuma olan uzaklığı metreyle ölçülebilir.

» Annesinin güzel gözleri vardı. (nitel anlam)
» Bu işten güzel para kazanmışlar. (nicel anlam)
Birinci örnekteki “güzel” sözcüğü, ölçülemeyen bir nitelik bildirdiği için nitel anlamlıdır. Gözlerin ne derece güzel olduğunu ölçen bir alet yoktur.

İkinci örnekteki “güzel” sözcüğü ise “çok” anlamında kullanılmıştır. Paranın ne kadar kazanıldığı hesaplanabileceği için “güzel” sözcüğü nicel anlamlıdır.

Sözcükler Arası Anlam İlişkileri Konu Anlatımı ndan sonra söz öbekleri konusuna bakınız.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*